info@istanbuldilkursu.com.tr Avrupa Yakası - Anadolu Yakası / İstanbul

İngilizce Öğrenirken Çeviri Yapmak Neden Yanlıştır? İngilizce Düşünmenin Sırrı

Türkiye'de dil öğrenenlerin en çok şikayet ettiği durum şudur: "Okuduğumu anlıyorum, karşımdaki konuşunca ne demek istediğini de anlıyorum, ama sıra bana gelip konuşmam gerektiğinde tutulup kalıyorum." Bu durumun, yani "anlıyorum ama konuşamıyorum" sendromunun bir numaralı suçlusu; beynin sürekli olarak anadil (Türkçe) üzerinden çeviri yapma alışkanlığıdır. Eğer kafanızda önce Türkçe bir cümle kurup, sonra onun İngilizce kelime karşılıklarını ve gramer kurallarını bulmaya çalışıyorsanız, hiçbir zaman akıcı (fluent) bir şekilde konuşamazsınız. Neden mi? Gelin detaylarına bakalım.

1. Cümle Yapılarının (Syntax) Uyuşmazlığı

Türkçe ve İngilizce, birbirinden tamamen farklı dil ailelerine mensuptur. Türkçe (Ural-Altay dil ailesi) sondan eklemeli ve genellikle Özne-Nesne-Yüklem (SOV) dizilimine sahip bir dilken; İngilizce (Hint-Avrupa dil ailesi) bükümlü ve Özne-Yüklem-Nesne (SVO) dizilimine sahiptir.

Eğer kafanızda "Dün akşam arkadaşlarımla birlikte güzel bir film izledim." cümlesini kurarsanız, bunu İngilizceye çevirmeye çalışırken önce "Dün akşam" kelimesini (Yesterday evening) başa koymaya kalkarsınız. Oysa İngilizcede zaman bildiren zarflar genellikle cümlenin en sonunda yer alır (I watched a beautiful movie with my friends yesterday evening). Zihniniz bu matematiksel dönüşümü yapmaya çalışırken geçen saniyeler, konuşmanızın doğal akışını yok eder ve sizi robotik bir duruma sokar.

2. Kelime Birebir Eşleşmez (Kültürel Bağlam Eksikliği)

Her dilde, o dilin kültürüne ve yaşam tarzına has deyimler ve kullanım şekilleri vardır. Eğer sürekli çeviri yaparsanız çok komik ve anlamsız cümleler kurabilirsiniz. Örneğin Türkçede üşüttüğümüzde "Şifayı kaptım" deriz. Bunu İngilizceye çevirirken "I caught the healing" (healing=şifa) derseniz karşınızdaki İngiliz size boş gözlerle bakacaktır; çünkü doğrusu "I caught a cold" şeklindedir.

Aynı şekilde İngilizler yoğun yağmuru anlatmak için "It's raining cats and dogs" derler. Bunu Türkçeye "Kedi köpek yağıyor" diye çeviremeyiz, biz "Bardaktan boşanırcasına yağıyor" deriz. Kelimeleri birebir çevirmeye çalışmak, dilin ruhunu ve doğallığını öldürür.

3. Çeviri Yapmak Beyni Yorar ve Hızı Düşürür

Gerçek zamanlı bir diyalogda beyniniz inanılmaz bir hızda çalışmak zorundadır. Sizi dinleyen kişi, sizin cümlenizi Türkçe kurup, gramer taraması yapıp, doğru zamanı (tense) seçip kelimeleri dizmenizi beklemez. Akıcı bir diyalogda çeviriye yer yoktur. Çeviri yapmak beyninize çifte mesai yaptırır ve birkaç dakikalık konuşmanın ardından zihinsel yorgunluk hissetmenize, terlemenize ve panik yapmanıza sebep olur.

Peki Çözüm Nedir? Nasıl "İngilizce Düşünülür"?

Bu sorunu aşmak için bebeklerin anadilini nasıl öğrendiğini hatırlayın; kelimeleri nesnelerle eşleştirerek ve duyarak! İngilizce düşünmek doğuştan gelen bir yetenek değil, öğrenilebilir bir alışkanlıktır:

  • Etiketleme Yöntemi: Gördüğünüz nesneleri veya yaptığınız eylemleri Türkçe isimleriyle değil, İngilizce isimleriyle kafanızda çağırın. Su içerken "su içiyorum" yerine kafanızın içinde "I'm drinking water" yankılansın.
  • Dile Maruz Kalmak (Exposure): Türkçe altyazılı dizi izlemeyi bırakın. İngilizce altyazı ile veya tamamen altyazısız izleyin. Çevirmek için uğraşmayın, bağlamdan (context) ne anlatılmak istendiğini sezmeye çalışın.
  • Kelime Defterinizi Çöpe Atın: Kelimelerin yanına Türkçe karşılıklarını yazmayın. Onun yerine İngilizce bir açıklama (English definition) veya kelimenin size hatırlattığı bir görsel / örnek cümle yazın. Örneğin "Apple = Elma" yazmak yerine, elma resmi çizin veya "A round red or green fruit" yazın.

İstanbul Dil Kursu'nda Doğrudan Metot (Direct Method)

Kurumumuzdaki derslerde çeviriye asla izin verilmez. İletişimsel metot ve "English Only" (Sadece İngilizce) kuralı sayesinde, öğrencilerimiz derse girdikleri andan itibaren anadillerini unutarak İngilizce bir dünyaya adım atarlar. Siz de kafanızın içindeki çevirmenden kurtulup özgürce konuşmak istiyorsanız, doğru eğitim modelimizle tanışmak için bizimle iletişime geçin!