Yabancı Dil Öğrenirken Yapılan En Sık 5 Motivasyon Hatası: Neden Pes Ediyoruz?
Her yılbaşında alınan "Bu yıl kesinlikle İngilizce öğreneceğim!" kararlarının büyük bir kısmı, maalesef birkaç ay (bazen birkaç hafta) içinde hüsranla sonuçlanır. Dil kurslarına büyük heveslerle kayıt olunur, en iyi kitaplar alınır, kelime defterleri özenle tutulur; ancak bir süre sonra derslere katılım düşer, kitapların yüzü açılmaz ve beyin "Benim dil öğrenmeye yeteneğim yok" diyerek kendini korumaya alır. Aslında sorun zeka, yetenek veya zaman eksikliği değildir. Sorun, tamamen sürecin psikolojik boyutunu yanlış yönetmektir. Gelin, dil öğrenirken yaptığımız 5 büyük motivasyon hatasını ve bu tuzaklardan nasıl kurtulacağımızı inceleyelim.
1. Hata: Gerçekçi Olmayan (Ütopik) Hedefler Koymak
Birçok kişi "3 ay içinde sular seller gibi akıcı İngilizce konuşacağım" diyerek yola çıkar. Dil öğrenmek bir hap veya ameliyat değildir; ocağa konan bir yemeğin yavaş yavaş pişmesi gibidir. 3 ayda temel seviyeyi (A2) bitirebilir, derdinizi anlatabilir veya yön sorabilirsiniz. Ancak Amerikan filmlerini altyazısız anlama veya edebi makaleler yazma beklentisi 3 ayda gerçekleşmeyince, kişi "Yapamıyorum, bende sorun var" diyerek pes eder.
Çözüm: Mikro ve ulaşılabilir hedefler koyun. "Bu hafta sadece kafede kahve siparişi verme diyaloglarını kusursuz yapacağım" demek, ulaşıldığında beyninize dopamin (mutluluk hormonu) salgılatarak sizi bir sonraki hedefe motive eder.
2. Hata: Hata Yapmaktan Ölümüne Korkmak (Mükemmeliyetçilik)
Özellikle yetişkin öğrencilerin en büyük düşmanı mükemmeliyetçiliktir. Konuşma sırası onlara geldiğinde, kafalarının içinde cümlenin gramer yapısını on kez kontrol eder, "Acaba fiilin ikinci halini mi kullanmalıydım, rezil olur muyum?" diye düşünürken susmayı tercih ederler. Yabancı dil öğreniminde konuşmadan, bol bol komik hatalar yapmadan öğrenmek imkansızdır.
Çözüm: Bebeklerin anadilini nasıl öğrendiğini düşünün. Önce saçmalarlar, kelimeleri yanlış söylerler ama yetişkinler onlara gülmez. Bir yabancı sizinle kırık dökük bir Türkçeyle ("Ben gitmek yarın") konuştuğunda onunla dalga mı geçiyorsunuz, yoksa çabasını takdir mi ediyorsunuz? Aynı şey sizin için de geçerli. Hatalarınız (mistakes), öğrenme sürecinizin en değerli madalyalarıdır.
3. Hata: Dili Hayatın İçine Katmayıp Sadece "Ders" Olarak Görmek
Eğer İngilizceyi sadece haftada 2 gün kursa gidip 3'er saat çalışılması gereken, matematik veya fizik gibi sıkıcı bir "ders" olarak kodlarsanız, beyniniz ondan kaçmak isteyecektir. Dil bir ders değil, iletişim aracıdır.
Çözüm: İngilizceyi ilgi alanlarınızla birleştirin. Modaya ilgi duyuyorsanız Vogue dergisinin İngilizce versiyonunu okuyun, futbol seviyorsanız Premier Lig maçlarının yorumlarını İngilizce kanallardan dinleyin, yemek yapmayı seviyorsanız tarifleri İngilizce bloglardan alın. Dili bir zorunluluk (must) olmaktan çıkarıp, eğlence aracına (fun tool) dönüştürün.
4. Hata: "Ben Zaten Anlıyorum" Tuzağı (Pasif Öğrenmede Kalmak)
"Hocam gramer testlerinde full çekiyorum, hoca konuşunca her şeyi anlıyorum ama konuşamıyorum" şikayeti, motivasyonu en çok öldüren ikinci şeydir. Siz sadece Pasif (Receptive) becerilerinizi geliştirmişsinizdir. Spor salonuna gidip ağırlık kaldıran kaslı adamları izleyerek sizin kas yapamayacağınız gibi, sadece dinleyerek ve okuyarak da konuşma (Productive) yetinizi geliştiremezsiniz.
Çözüm: Kurs dışındaki zamanlarda evde aynanın karşısına geçip sesli olarak (out loud) o gün neler yaptığınızı kendinize anlatın. Telefonunuzun ses kayıt cihazını açın ve İngilizce konuşun, sonra kendinizi dinleyin. Üretim (Output) olmadan pratik olmaz.
5. Hata: Yanlış Metot ve Yanlış Kurum Seçimi
Lise yıllarından kalma, tahtaya onlarca kuralın yazıldığı sıkıcı gramer dersleri, günümüz yetişkinlerinin dikkat süresine uygun değildir. Eğer gittiğiniz kursta öğretmen 40 dakika konuşuyor ve siz sadece dinleyip not alıyorsanız, motivasyonunuzun düşmesi sizin suçunuz değil, sistemin hatasıdır.
Çözüm: İletişimsel metodu (Communicative Approach) benimseyen, öğrencinin derste %70 oranında konuştuğu kurumlardan eğitim alın. İstanbul Dil Kursu olarak, ezberci eğitime karşıyız. Native ve uzman Türk eğitmenlerimizle, dili bir masanın etrafında sohbet ederek, tartışarak ve sosyalleşerek öğretiyoruz. Kaybettiğiniz motivasyonu yeniden kazanmak ve başarıya ulaşmak için eğitim danışmanlarımızla hemen görüşün!